Kültürel Mirasın Korunma Teknikleri ve Korunma Nedenleri

Ali İhsan Kartal Restorasyon Haber için yazdı.

Ülkemizde; Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı, 28 ilde, ile 34 adet Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü bulunmaktadır. Bu müdürlükler marifeti ile, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının tespiti tescili, korunması, restore edilmesi ve topluma kazandırılması çalışmaları yapılmaktadır. Tescilli yapılar ve taşınmazlar üzerinde; bu kuruldan onay almadan herhangi bir değişiklik veya çalışma yapılmaz. Kültür varlığı olarak tescilli tüm taşınmazlar üzerinde yapılacak olan çalışmalar belli mimari usul ve yöntemler doğrultusunda yapılır. Şimdi bu mimari yöntem ve tekniklerden en çok kullanılanlar üzerinde birkaç kelam edecek olursak, durumu şu şekilde özetleyebiliriz.

Restorasyon:

Restorasyon; mimarinin ana dallarından birisi olup, kelime anlamı ise, yenileme demektir. Restorasyon sadece mimari de değil, hayatımızın bir çok alanda karşımıza çıkan bir kavramdır. Arkeolojik kazılardan çıkarılan kalıntıların restorasyonu, eski resimlerin restorasyonları, hatta antika otomobillerin restorasyonları, bu kavramın günlük hayatımızda kullanımına ilişkin, karşımıza çıkan örnekler olarak gösterilebilir.

Restitüsyon:

Bir taşınmazın, ilk yapıldığı halinin projelendirilmesi işlemine verilen addır. Konuya ilişkin anlaşılmasını kolaylaştırmak için söyle bir örnek verebiliriz:  18.yy’da yapılmış bir yapıyı düşündüğümüzde, haliyle zaman içerisinde doğal olarak  yıkımlar ve bozulmaların olması kaçınılmaz bir durumdur. Ayrıca yapıda zaman içinde de bazı eklentik genişlemeler ve değişmeler meydana gelmiş olabilir. Araştırmalar ve analizlerle malzeme numunelerinin incelenmesi sonucunda, yapının tarihçesinin raporlanması, kullanım amaçlarındaki değişikliklerin tespiti restitüsyon çalışmalarında çok önemlidir. Kısacası; günümüze kadar gelmiş veya gelememiş bir yapının dönemsel günlüğünün çıkarma işlemi olarak adlandırılabilir.

Rölöve:

Bir yapının bütün detaylarının ölçülerek plan, kesit ve görünüşlerinin hazırlanması. Yani mevcut durumunun kağıda veya dijital ortama ölçekli olarak aktarılması işlemidir. Yine bir yapı için konuşursak, duvardaki bezemelerden tutun da, tavanındaki ahşap işlemelere kadar günümüze kalan taşınmaz her ayrıntı bize yapının rölövesini verir. Bu üç kavram; rölöve, restorasyon, restitüsyon, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasındaki olmazsa olmaz projelerdir. Bu projeler meslek uzmanları arasında 3R olarak anılır. Tüm bu projeler her yapı için ayrı ayrı hazırlanarak Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarına sunulup onaylatıldıktan sonra yerel idareler ve müellif mimar tarafından denetlenerek uygulama işlemleri gerçekleşir. Kültürel mirasa ilişkin restorasyon çalışmalarını yaparken, restitüsyon ve rölöve projeleri olmazsa olmaz projelerdir. Nasıl ki tarihte yaşanmış siyasal yada sosyal bir hadiseyi incelerken; gerçekleştiği dönemin şartları, günümüze kadar gelen etkileri ile geleceğe yönelik nasıl bir projeksiyon oluşturduğu gibi konuları irdeliyorsak, kültür varlığı olan yapıyı da aynı şekilde; dünü, bugünü ve yarını ile etüt etmemiz gerekir.

Yapılan uygulamaları incelediğimizde her ne kadar restorasyonu yenileme olarak düşünsek de, bir çok kültür varlığı niteliğindeki bina, anıt yada sit alanı restorasyon işlemleri sonrasında eski kullanım amaçları doğrultusunda kullanılmamaktadır. Restorasyon çalışmalarındaki amaç kullanım amaçlarının sabit tutarak geçmişi günümüzde devam ettirmek olmayıp, günümüzde atıl kalmış olsa da, kültürel mirasımız en önemli öğeleri arasında yer alan taşınmazları restore ederek toplumun hizmetine kazandırmaktır.

Mimari Restorasyonun Amacı ve Önemi Nedir? 

Restorasyon, kültür varlıklarını ihya etme açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu önemi şu başlıklar altında açıklayabiliriz:

Tarihi ve Kültürel Mirasın Korunması: Restorasyon, geçmiş dair izleri günümüze taşıyan kültürel mirasın ve mekanların, korunmasını ve yaşatılmasını sağlayarak,  gelecek nesillere aktarılmasını sağlaması açısından çok kıymetli bir iştir. 

Kimlik ve Toplumsal Hafızanın Devamlılığı: Kültürel varlıklar, toplumların kimliğini ve tarihsel belleğini oluşturur. Bu yapıların restorasyonu, toplumların geçmişiyle olan bağını canlı tutarak, kimlik bilincinin devamlılığını sağlar. 

Ekonomik Katkı ve Değer : Kültür varlıklarının Restorasyonları sayesinde  turistik cazibe merkezlerinin korunmasına ve cazibesinin artırılmasına yardımcı olur. Dolayısı ile  turizm gelirlerini artırarak hem yerelde hem de ülke genelinde ekonomiye olumlu katkı sağlar.

Eğitim ve Toplumsal Farkındalık: Kültür varlıklarının Restorasyonları, geçmiş medeniyetlerin mimari tekniklerinin, sanat eserlerinin ve zanaatların incelenmesi ve öğrenilmesi için bir fırsat sunarak, bu sayede, hem profesyonellerin hem de halkın tarih bilincini ve farkındalığına olumlu etkiler sunar.

Çevresel Sürdürülebilirlik: Mevcut yapıların korunması ve yeniden kullanımı, yeni yapı inşaatlarına olan ihtiyacı azaltarak, kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasına ve çevresel ayak izinin azaltılmasına olumlu yönde  katkıda bulunur.

Kültürel ve Sanatsal Değerlerin Yeniden İhyası: Restorasyon çalışmaları, hasar görmüş, kaybolmuş veya kaybolmaya yüz tutmuş  sanat eserlerinin ve kültürel mirasın yeniden hayat bularak, kültürel ve sanatsal çeşitliliğin zenginleştirilmesini sağlar. 

Tüm bu nedenlerle, restorasyon çalışmaları sadece fiziksel yapıların korunmasını değil, aynı zamanda toplumların tarihsel, kültürel ve ekonomik açıdan gelişmesini destekleyen önemli bir süreçtir.