Rumeli Hisarı'nın göz kamaştıran atmosferinde yer alan tarihi Hisarüstü Konağı'nın restorasyon süreci, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bütçesinde önemli bir yer işgal ediyor. Görkemli yapının yeniden eski ihtişamına kavuşturulması için İBB'nin kasasından 20 milyon TL'nin ayrılması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Ancak tartışmaların ortasında beklenmedik bir gelişme yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Doğan Şubası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, bu tarihi köşkte yaşadığını açıkladı. Bu açıklama, restorasyon harcamalarına ilişkin kamuoyu algısını derinlemesine etkiledi ve tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.

Hisarüstü Konağı'nın İBB Başkanı'nın kişisel kullanımı için mi kullanıldığı, yoksa sadece resmi işlevlere mi hizmet ettiği konusu, hem kamuoyunun hem de yerel yönetimdeki siyasi aktörlerin dikkatini çekti. Tarihi mirasın korunması ve yönetilmesi sorumluluğu, siyasi polemiklerin ötesinde ciddi bir kamu görevi olarak ele alındı.

Restorasyon sürecinin yanı sıra, tarihi yapıların kamusal alanlarda nasıl kullanılacağı, hangi amaçlar için tahsis edileceği gibi sorular da önem kazandı. Bu durum, sadece tarihi bir yapıyı değil, aynı zamanda kent kültürünün ve kimliğinin geleceğini de etkileyen bir mesele haline geldi.

İBB'nin, Hisarüstü Konağı'nın restorasyonu ve kullanımı konusundaki kararları ve uygulamaları, İstanbul'un tarihi mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılmasında belirleyici bir rol oynayacak. 

Sadece harcanan miktar değil, aynı zamanda Hisarüstü Konağı'nın İBB Başkanı tarafından kişisel kullanımıyla ilgili ortaya atılan iddialar da CHP Grup Başkan Vekili tarafından aydınlatıldı.

“Burası aslına uygun olarak restore edildi. Sayın başkanımız orada oturacak. Bundan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları orada oturacak. Florya’daki konutlarda bugün araştırma ve bilimsel çalışmalar için sosyolojik veriler elde etmek amacıyla kullanılan bir merkeze dönüşüyor.” sözleriyle konuyu açıklayan Subaşı, yaptığı açıklamayla konağın kullanım amacını net olarak tanımladı.

Sonuç olarak, Hisarüstü Konağı'nın restorasyon süreci ve kullanımıyla ilgili yapılan tartışmalar, sadece bir yapı üzerinden değil, aynı zamanda yerel yönetimin şeffaflığı, hesap verebilirliği ve tarihi mirasa yaklaşımı üzerinden de önemli bir ayna tutmaktadır. Bu süreçte, toplumun katılımı ve denetimiyle doğru kararların alınması, İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginliğinin korunması için kritik bir adımdır.

Editör: Restoreditor News