Tarihi bina satın almanın zorluklarını unutmamız gerekiyor. En önemlisi tarihi binaların bakım ve onarım maliyetleri diğer binalara göre oldukça yüksektir.Kültür Bakanlığı tarafından belediyeler aracılığıyla projenin büyüklüğüne bağlı olarak hibeler verilmekte ancak bu hibeler resmi işlemler çağrı süresi vs derken ciddi bir süre almaktadır.
Ayrıca belediyeler de bazı sokaklara sponsor olabiliyor ve sadece dış cephelerini ücretsiz yapabiliyor. Ancak tarihi binaların restorasyonunda verilen krediler oldukça yetersizdir. Birinci derece tarihi eser sınıfındaki binayı örnek alırsak, restorasyon sırasında orijinaline birebir sadık kalınması gerektiği için mekanları birleştirme, bölme gibi değişiklikler kolay kolay yapılamıyor.
Bu noktada değişiklik mümkün değilse bazen yatırımcı tarihi eserden vazgeçmek zorunda kalabiliyor.Yapı birinci derece olduğunda içeriğinin dahi değiştirilmemesi mahallerin birleştirilmemesi yapıya sadık kalınması açısından ciddi önem arz ediyor.
Uzmanlara göre, İstanbul'da tarihi bina satın almak isteyenler Osmanlı İmparatorluğu döneminde merkezi olan semtlere yatırım yapmalarını öneriyor. Buna göre Fener-Balat-Ayvansaray Bölgesi, Sütlüce, Eminönü, Mısır Çarçısı'nın bölgesi, Kadıköy ,Örnektepe uzmanların bu alana yatırım yapmak isteyenlere şiddetle önerdiği semtlerin başında geliyor. Özellikle Fener-Balat bölgelerine yabancı yatırımcılar da çok fazla ilgi gösteriyor. Ancak tarihi bina satın almadan önce gerekli araştırmaların dikkatlice yürütülmesi şarttır. Tarihi bina satın almadan önce mutlaka gerekli tüm yasal izinlerin tam olup olmadığına Bölge Koruma Kurulları ile görüşülerek dosyası detaylı inceler projelerinin olup olmadığı geçmiş fotoğrafları geçmiş yazışmalar tamamı incelenmelidir.Bu incelemer şüphesiz ki yapılan yatırımın ekonomikliğini artıracaktır.